© Haber20Denizli 2022

ÖĞ-DER'DE İSLAMİ EDEBİYATIN ÖNCÜSÜ ALİ NAR HOCA KONUŞULDU

Şuurlu Öğretmenler Derneği Denizli Şubesinde, İslami Edebiyat ve merhum Ali Nar Hoca konuşuldu. Video Konferans sistemiyle gerçekleştirilen Programın konuğu İslami İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı Başkanı Siyami Akyel oldu. Başkan Akyel, İslami Edebiyatın önemini ve Ali Nar Hoca'yı katılımcılara anlattı.

İSLÂMİ EDEBİYAT’IN ÖNCÜSÜ
İslâmi İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı Başkanı Siyami Akyel  konuşmada şunları söyledi:
İslâm Medeniyeti’nin temel taşlarından birisi de söz söyleme sanatıdır, edebiyattır. İnancı, en beliğ şekilde anlatma sanatı olarak edebiyat, İslâm Medeniyeti’nin temel taşlarındandır; medeniyetin ruhudur. Eğer edebiyat, bu ruhu Allah’ın ebedî kelâmı Kur’an-ı Kerim’den ve Peygamber Efendimiz (sav)’in hadis-i şeriflerinden alıyorsa, bu tam mânâsıyla “İslâmî Edebiyat”tır. İşte Ali Nar Hoca da İslâm’ın güzelliklerini topluma tebliğ edebilmek için “İslâmî Edebiyat”ı benimsemiş, bu yolla geniş kitlelere mesaj vermek için çabalamış ve Türkiye’de İslâmî Edebiyat’ın öncüsü olmuştur. Bu kavramı Türkiye’de yerleştirmek için “İslâmî Edebiyat” dergisini ve “İslâmî İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı (İSEV)”nı kurmuştur. Ülkemizde “İslâmî Edebiyat” kavramını ilk defa kullanan, yaygınlaştıran ve sistemleştiren Ali Nar Hoca’dır.
 
DİNLER ARASI DİYALOGLA MÜCADELE ETTİ
16 Temmuz 2015 yılında dâr-ı bekâ’ya uğurladığımız Ali Nar Hocamız, sadece İslâmî Edebiyat’ın üstadı değil, aynı zamanda “Mezhepsizlik, Kur’an Müslümanlığı, Dinler arası Diyalog Fitnesi ve Dinde Reform” fitnelerine karşı mücadelesiyle de ön plana çıkmış İslâm âlimi ve mütefekkiriydi.
Dinde reform ve Dinlerarası Diyalog ve bu fikrin Türkiye’deki savunucularıyla fikir kavgasını hep diri tutmuş; yazdığı “Dinler arası Diyalog Fitnesi”, “Dinde Yenilikçiler ve Buluşma Noktaları” ile tercüme ettiği ve kitabın baş tarafına uzunca bir yazı yazdığı “Dini Modernizmin Üç Şovalyesi” kitapları da dinde reform ve Dinlerarası Diyalog cereyanlarına karşı duruşunu göstermektedir. Çıkarttığı “Doğru Yorum” gazetesinin yayın çizgisi de bu konuda ne kadar çaba sarf ettiğinin en önemli delilidir.
 
AKAİD DERSLERİ ÖNEMLİYDİ
 Ali Nar Hocanın Akaidci kimliğine de vurgu yapan Akyel, Ali Nar Hocanın İmam Hatip Liselerindeki öğretmenlik yıllarından sonra özellikle İslam Akaidini anlatmak için ders halkaları kurduğunu ve birçok kişinin bu derslerden talebesi olduğuna dikkat çekti. Bu dersler İslam itikadının yerleşmesinde önemli rol oynadı.
 
 EDEBİYAT'IN HER ALANINDA ESERLER VERDİ
 
 İslâmî Edebiyat’ın üstadı Ali Nar hocamız, edebiyatın her alanında eser vermiş mümtaz bir şahsiyetti. Hikâye, roman, deneme, piyes, tiyatro, şiir, gezi notları, mizahi hikâye, çocuk hikâyesi vb. her alanda eser vermiştir. 1974 yılında ilk basılan piyesi Fetih, 1978’de Koro ya da Devrimci Öğretmen, 1979’da Muhtar Kafası, 1985’te Nasreddin Hoca’dan Öğüt, S. bin Müseyyeb’in Hayır Dediği Gün ve 1991’de yazdığı Ruh Paraziti ya da Porselen Dişli Bürokrat ve Hortlaklar piyesleri Müslüman gençliğin yetişmesine katkı sağlamış ve büyük bir boşluğu doldurmuştur.
 
ARILAR ÜLKESİ
Ali Nar hocamız, İslâm dünyasının ilk ütopik romanı Arılar Ülkesi’ni 1980 yılında yayınlamıştır. Eser, sosyal-siyasal içerikli bir ütopik romandır. Arılar sembolüyle Türk milletinin ve özgürlük savaşı veren toplumların son asırdaki macerasını anlatmaktadır. Eser, Fransızca, İngilizce ve Arapçaya çevrilmiş, Dünya İslâmî Edebiyat Birliği yarışmasında 1’incilik ödülü almıştır. Ütopik romanlara örnek olarak Guliver’in Macerası, Utopia ve Güneş Ülkesi romanları örnek verilir. Ancak bunların tümü yabancı romanlardır. Arılar Ülkesi, bu yönüyle Türkiye’de ve İslâm ülkelerinde türünün ilk örneğidir.
Ali Nar hoca, Arılar Ülkesi kitabını “ahlaki telkin” metoduyla yazdığına işaret ederek şunları söyler:
“İnkılâp Kitabevi’nde bir tabiple kelam ediyoruz:
—Hocam, beni hatırladınız mı? Sizinle 1982’lerde burada tanışmıştık, ben talebeydim. Arılar Ülkesi yeni çıkmıştı. Bir kız gelirdi yayınevine, İslâm’a yönelmişti ama bir türlü başını örtmeye razı olmuyordu. Çok anlattık, kitap verdik. Sonunda sizin bu romanınızı hediye ettik. Bir iki gün sonra kızcağız başı örtülü geldi. Hayretimizi bir kat daha arttırdı. Arılar Ülkesi’ni okuyunca lüzum görmüş! Hâlbuki kitapta bunu tebliğ eden bir kelime yok!
—Evet, dedim. Uzaktan ve derinden telkin almış olacak!”
Cahit Zarifoğlu, Arılar Ülkesi romanı hakkında şunları söyler:

“Çocuklar da dâhil herkesin rahatlıkla, zevkle ve ibretle okuyacağı bir romandan söz açalım bugün. Yazarını gazetelerdeki yazılarından da tanıyorsunuz. Bu defa bir romanıyla karşımıza çıkıyor. Zannederim Ali Nar’ın bu ilk romanı. Çok yönlü bir kitap: İsterseniz çocuklar için bir masal kitabı, dilerseniz bir edebiyat eseri, dilerseniz bir siyaset analizi deyin. Hepsini de karşılayabilecek birçok yönlülüğe sahip. Konusu üç cümle ile şöyle: Çalışkan ve dürüst bir arı cemaatinin yaşadığı bir küçük ülkeyi, civar ülkelerden birinde yaşayan yılanlar istila ediyor. Nice ızdıraplardan ve maceralardan sonra arılar akıllarını başlarına topluyor ve ülkelerini kurtarıyorlar.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER